Güzel bir öğle yemeği. Bu gün yemeği dışarıda yedim. Öğle olunca usulca tek
başıma kimseden yardım almadan yavaş yavaş kaldırımlarda yürümeye başladım. Bir
abla demez mi önüne bak. Ben diyorum ki bana dememiştir. Az sonra kafamı
şemsiyeye çarptım. Gölgeliğe kafam deymiş oldu. Sivri uçları yâda demir
canımızı acıtmadıkça sorun yok meğer ablamız önüne bak diye bana demiş zamanın
birinde hikâye bu ya görmeyen şoför olmuş kekemede yol tarif ediyormuş. hoooop
derken çukuru boylamışlar. Şaka gibi toplum engelliyle nasıl iletişim
kuracağını bilmiyor. İşin kötüsü bilmediğini de bilmiyor. Resmen bir kör dövüşü
yaşanıyor. Bende gülümsedim ve yoluma devam ettim. Kaldırımlarda bu sefer fazla
masa sandalye yoktu. Rastgele bir lokantaya girdim. Hangi lokantaya girdiğimi
de bilmiyorum. Sorsam hocam tanımadın mı diyecekler. Bende ayrılırken liste
istedim ve hangi lokantaya girdiğimi sonradan listeye baktırtarak öğreneceğim. Çünkü
görevliler başkanım diyordu. Yemeklerin yerlerini gösteriyorlar yemek beklerken
ve yerken etrafımı dinliyorum. Yahu az pilav az çorba ne demek bir tabak çorba
alırsın bir ekmekle karnını doyurursun. İlimizin birinde üç görmeyen lokantaya
girmişler. Üç kişi birer tabak çorbayla beşer ekmek yemişler. Lokantacı hocam
çorbalar bizden olsun ekmeklerin parasını verin yeter demiş. Adamlar konuşuyor.
Görmeyenlerin aynı zamanda duymadığı da düşünülür ya. Bazen fark etmeden en
mahrem meseleler bile konuşulur. Adam diyor. Engellilere yardım etmek lazım. Diğeri
Allah elden ayaktan düşürmesin. Düşürmesin tabide acaba bu kişi incinir mi
diyen yok. Gerçi ben o işleri aştım. Karnımı doyurdum. Çay söyledim. Adam
çocuğa öğütlüyor. Şekerini kat karıştır ver. Bende şekersiz ve kaşıksız dedim. Şekeri
bıraktım çok rahatım. Daha önce bir yazımda şöyle demiştim. Çayımızı
karıştıracak değil saçlarımızı karıştıracak biri lazım demiştim. Şimdi idris öz
yol ağabey derki bir sevgilinin elleri değil devrimin rüzgârı saçlarımı
havalandırsın. Şimdi kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına. Bu mübarek cuma
gününde rabbim her şeyin hayırlısı bizi aşırılıklarımızdan uzak eyle. Çünkü
kimi çok seversek imtihanımız oluyor. Yalan sevgiler acı ızdıraptan başka bir
şey vermiyor. Siyah zambak ve Merve romanında Sevim Asımgil’in dediği gibi
arzular gider külleri kalır. Cumanız mübarek olsun iyilikler getirsin. Rabbim
bu dünyaya niye geldiğini unutanlardan eylemesin. Bizi bize bırakma Rabbim. Salih Arıkan. Tel: 0506 514 96 93
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder