Biz size yardıma her zaman hazırız. Dün bir mail geldi. Ekran okuyucu programımla
okudum ve iftar davetine katıldım. Bu gün birlik vakfının misafiriyiz yarın
insan derin sesli ekran okuyucumla mesajı dinliyor programlara katılıyorum. Telefonumda
bu program kurulu değildi yıllar öncesi beni bir kardeşim kahvaltıya mesajla
çağırmış sonrada niye gelmiyorsun diye telefonda kızmıştı. Yolda yürüyoruz
kaldırımlar işgal edilmiş yürümeye yol almaya çalışıyoruz. Bu sefer birileri
sağ sol diye kendine göre yardımcı oluyor. Birileri de izinsiz dokunarak
yardımcı olmaya çalışıyor. Ben bu iyilik çabasından hoşnut değilim. Neden
yardım isteyip istemediğim bana sorulmuyor. Belki ben yanlış yere gitmek
istiyorum niye benim nereye gidip gitmeyeceğime siz karar veriyorsunuz ve ona
göre davranıyorsunuz. Geçen yıl İstok toplantılarına epey katıldım. Sağ olsunlar
beni iyi ağırladılar. Ben hiç bir zaman beni götürün ve getirin demedim. Sadece
yolu tarif edin dedim. Bu günkü iftara gittiğim yere de ilk defa gidiyorum. Yeni
keşifler beni mutlu ediyor. Yalnız geçenlerde kayboldum ve epey dolandım. Akşam
yattığım yeri beğendim. Karşıdan karşıya geçerken sesli sinyalizasyon
olmadığı için birinden yardım almak üzücü ve incitici. Otobüse biniyorsunuz ve
nereye geldiğinizi ve geleceğinizi belirten sesli uyarı sistemi yok. Dün otobüs
deyiz kaptan öyle diyor biz size her zaman yardım etmeye hazır sağ olsunlar oluyorlar
da. Ama ben yapabildiğim her işi kendim yapmak isterim düşünsenize bu kadar
yardım edilen bir kişiyle eşit bir ilişki kurar mı toplum. Üç beş yaşındaki
çocuk bile ben karşıdan karşıya geçirecek. Bense öyle elim böğrümde birinin
karşıya geçirmesini bekleyeceğim. Bu yazımı belediyeci yâda bu konularda etkili
ve yetkili siyasetçi okur mu bilmiyorum. Bu kadar yardım edilen değil de bu
kadar kendi işini kendi gören olmak istiyorum bilmem çağrım size ulaşır mı
ulaşırsa da yüreğinize dokunur mu? Salih Arıkan,
Tel: 0506 514 96 93
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder