Kendime karşı ön yargılarım. Kendimize bir dünya kurarız, ve maalesef
sınırlar çizeriz. Ömür boyu bu sınırları aşan ve gerçekten dünya insanı
olabilen azdır. Bu birazda eğitim sistemiyle ilgili, ezberci bir eğitim
sistemimiz var. Halbuki sorgulayıcı bir eğitim sistemimiz olmalı, ön yargıları
parçalamak atomu parçalamaktan daha zordur. Biz engellilere karşı ciddi ön
yargılar var. Ancak bizimde ön yargılarımız var, zaman zaman duygusal
tutumlarımız gereksiz alınganlıklar, ve öğrenilmiş çaresizlikler ve kendi kendini
gerçekleştiren kehanetler, geçenlerde bir etkinlikteyiz. Arkadaş diyor ki aaa
üzerine yemek dökmüşsün, bende ben mi diyorum hayır dediler. Aaa üzerini
kirletmişsin yine atladım ben mi hayır, o zaman fark ettim üzerine yemek
dökecek biri varsa oda benim çünkü görmüyorum yargısını kafasında oluşturan
benmişim. Üzerini kirleten biri varsa oda benmişim, bunu biraz makul
görebiliriz. Duvarlar ve farklı yerler pis olabiliyor, geçenlerde seminere
gidiyorum, ilk defa gittiğim bir yer. güzel cicilerimi giymişim, sen tut boyalı
bir yere elini sür, eh be kardeşim arasan bulunmaz. Elimizi kirlettik mi okula
girdik ıslak mendil falan biraz azalttık. Birde ben bazen tuvalete girer kapıyı
kilitlerim. Işıkla işim yok ya yakmayı unuturmuşum, halbuki sıra bekleyenler
için bir işaret ama benimde hiç aklıma gelmez. Bizlerde’de bazen ön
yargılarımız oluyor. Cumartesi günü fuara giderken nasıl olsa konferanslar
istediğim gibi değil gitmeyeyim dedim, sonrada gittim ve Lise öğretmenlerimle karşılaştım,
kendimize karşıda ön yargılarımızı azaltmalıyız. Kabuğumuzu kırarak dünyayı
algılamaya çalışmalıyız. Ben kendime söylüyorum sizlere değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder