Engellilerle Birlikte Yaşayın. Salih Arıkan kimdir. Salih Arıkan
Manisa Akhisar koca kağan köyünde doğmuştur. Bir iki yıl sıra bekledikten sonra
İzmirde'ki şimdiki adı Aşık Veysel Görme Engelliler okuluna başlamıştır. Küçük yaşta
anasının kucağından alınan çocuklar her yerde körler okulu olmadığı için analı
babalı yetim olarak büyümüşlerdir. Birçok arkadaşımız hala o yetim büyümenin
sorunlarıyla baş etmeye çalışıyor. Daha sonra kaynaştırma eğitimde Karabağlar Cumhuriyet
Lisesinde okumuştur. Burada da yatılı okumuştur. Hayatımda en büyük hayalim bir
gün okuldan eve evden okula gidebilmekti. Fakültede okurken de yurtta kaldım. Afyon
Koca Tepe Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği okudum. O zamanda kitapları
kasetlere okutarak ders çalıştım. 2000’li yıllardan 2006’ya kadar dernekte yöneticilik
yaptım. 2006’da şube Başkanı oldum. Bir dönem tekrar yöneticiliğe geçtim.
Daha sonra İzmir'e tayinim çıkınca tekrar başkan oldum. Şu an şube başkanıyım. Bir
kamu kurumunda çalışıyorum. Türkiye Beyazay Derneği. Bir Gurup genç kitap
okumak istiyorlar. Daha sonra bir dernek kuruyorlar. Gelişen ve değişen
ihtiyaçlara göre kendilerini yeniliyorlar. Bu dernek de Üniversiteye hazırlık. İngilizce
Bilgisayar Atölyeler ve farklı kurslar açıyorlar. Radyo TV Programları,Gazete Haberleriyle
kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Biz 1995'te İzmir’de şube açtık. Genel Merkez
kuruluşu 1992 2000’yılında kendi hizmet binamızı aldık.2007’den itibaren,Bilgisayar
kursları Temel Sekreterlik kursları EKPSS kursları Web tasarım kursları ve ney
kursları. Talep olduğu halde engellilerin kişisel gelişimlerini amaçlayan her
kursu açabiliriz. Bizim en temel yaptığımız iş. Uzman danışmanlıktır. Engelli
arkadaşlarımızın sorularını cevaplandırmaya ve ilgili yerlere yönlendirmeye
çalışıyoruz. Derneğimizde uzun yıllar görme engelli öğrencilerimizi hayata
hazırlıyoruz etkinlikleri yaptık. Bu etkinliklerde ders çalıştırma kitap okuma
oyun oynama ve Spor yapma etkinliklerimiz gezilerimiz pikniklerimiz oldu. Kısacası
engellilerle engelsizleri hayatı paylaşacakları bir ortam oluşturmaya çalıştık.
Üyelerimize Ramazan ve Kurban zamanlarında ayni ve nakdi yardımlar Kurban
payları ve Erzak yardımlarımız oldu. Ramazanda iftar programlarımız gezi ve
pikniklerimiz yaz döneminde deniz gezilerimiz düzenlendi. Derneğimizi farklı platformlarda
Kent konseylerinde engelli meclislerinde temsil etmeye çalışıyoruz. Radyo TV programlarımız
Gazete Haberlerimizle okullar yurtlar dernekler ve farklı ortamlarda engellik
bilinci oluşturmya çalıyoruz. Biz ne istiyoruz. Biz engellilerle ilgili yasalar
yönetmelikler değişti. Ancak zihinler aynı kaldı. Bu yasaları ve yönetmelikleri
uygulayacak kişilerin ve kurumlarında zihinsel bir değişim geçirmesi gerekiyor.
O yüzden birlikte yaşama kültürünü arttırmak gerekiyor. Nasıl olabilir. Engelli
bir komşunuz varsa lütfen onunla tanışıp sohbet edin. Onu bir acı olarak
görmeyin. Anlamaya tanımaya çalışın. Onunla sohbet ederek iletişim kanallarını
açık tutun. Ben şuna inanıyorum. Allah kusursuzdur. Yarattıkları da
kusursuzdur. Bize mutlaka bir mesajı vardır. Ona ibretlik olarak bakın ve
acıyın demiyorum. Amerika'da santraller ve telsiz başına görmeyenleri
koyuyorlarmış. Neden ses ayırt edebilme yeteneğinden dolayı. Başka bir ülkede
göğüs kanseri teşhisinde görmeyenlerden faydalanılıyormuş dokunma duyuları
güçlü olduğu için. Birde her durumun insana kazandırdığı eksiler ve artılar
vardır. Ben görmeyen biriyim. Görsel uyarılar olmadığı için bol bol kitap
okudum radyo ve TV'ylede kültürümü geliştirdim. Bu benim için bir kazanımdır. Birde
görme duyusunun ezdiği diğer duyuları da fark etmek ve mutlaka faydalanmak
gerekiyor. Biz toplumdan şunları istiyoruz. Lütfen yolda bir görmeyen
gördüğünüz zaman kolundan asılmayın. Arkasından itmeyin. Sesli olarak yardımcı olabilir
miyim yâda yardımcı olmamı ister misiniz deyiniz. Kaldırımlara rastgele masa
sandalye araba tabela koymayınız. Bizim hayatımızı zorlaştırmazsanız en büyük
yardımı yapmış olursunuz. Dernekler engelli dernekleriyle birlikte faaliyet
yapsınlar. Kısacası engelliler her yerde görünür olsun. Görünürlük artarsa
iletişim kanalları açık olursa ön yargılar aza inecektir. Gözlerini
kapatıp eline bastonu alıp yürüyüp bizim hayatımızla ilgili hiç bir ön görüsü
olmaması bir gösteriden ibarettir. Doğan Cüceloğlu’nun tabiriyle mış gibi yapmaktır.
Hâlbuki bizimle oturup bir çay içip birlikte film seyretmek bir kitabı okuyup
tartışmak ona çok şey katardı. Bir filmi kitabı görmeyenin dünyasından dinlemek
istemez miydiniz? İşte aramızda bir fark olmadığını o zaman görürdünüz. Biz bir
kitabı sesli kabartma yâda kitapla okuyoruz. Sizde mürekkep baskıdan. Yöntemlerimiz
farklı ancak hayata bakışlarımız aynı. Yunusun ifadesiyle gelin tanış olalım
işi kolay kılalım sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder