Aç kollarını evladın geliyor. Bu gün sardı beni heyecan. Bu
heyecanı tanırım ben. Körler okuluna başladığım zaman tatil dönüşlerinde beni
bir heyecan sarar gece yarıları uyanırdım. Evet, körler okulu benim için bazı
zorlukları vardı. Köyde doğmuştum. Ve Babamı kaybetmişdim. O yüzden zorlu bir
başlangıç olmuştu. Ailemden ayrılmıştım Annem ve Abimden ayrılmıştım. Hey gidi
günler hey. Köye gelince canım sıkılırdı. Bazen kahveye giderdim. Köyde cami ve
kahve dışında sosyal bir ortam yoktu. Namazdan önce caminin önünde toplaşır. İhtiyarlarla
muhabbet ederdik. Ben Babamı küçük yaşta kaybettim. Ağaç keserken üzerine ağaç
devrildi. On bir ay omurilik felçlisi olarak yaşadı. Daha sonra ben körler
okuluna başlayınca vefat etmiş ve bana söylemediler. Ben on beş tatilinde
öğrendim. İki yıl öncede Annemi kaybettim. Ancak köyde güzel günlerimde oldu. Küçük
harmanda tahtadan arabama biner. Yokuş dan aşağı inerdim. Oralarda çok yuvarlandım.
Çocukluk. Birde hiç unutmam. Bir kez köyden kaçmaya çalışmıştık. Vay be yol
yürü yürü bitmez. Birde ben küçükken çok az görürdüm. Ateşle oynamayı severdim.
Köy fırınına gidip közleri karıştırırdım. Bir gün kadının biri gece fırına
gelip beni görünce korkmuştu. Bana da çocuğum ya bu kadın kırk gün içinde
ölürse seni içeri atarlar demişlerdi. Korksun da ateşle oynamasın diye. Mantar
patlatırdım. Gece onun ışığını görmek hoşuma giderdi. Dedem Rahmetli
mantarlarımı saklamıştı. Babam yeni ölmüş biz dedemin yanına gelmişdik. Dedem
beni çağırdı. Rahmetli Anam içinden eyvah yine bizim oğlan yaramazlık yaptı
galiba demiş. Dedem bana bir kabak göstermişti. Oğlum bunu kaldırabilirsen
okula götür demişti. Bende epey uğraştım. Ancak kaldıramadım. Daha sonra abim
ve dedem sayesinde radyoya alışdım. Yaramazlıklarım azaldı. Haberleri dinler
birlikte dedemle tartışırdım. Bu cumartesi Amcamın daveti üzerine yine Akhisara
gideceğim. Yaş kırk olunca anılar beynime hücum ediyor. Bende yaşlanıyorum
galiba. Birde yeniden evleneceğim diye hayal kuruyorum. Hayırlısı neyse olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder