Yapamadığımız işlerde
birilerinden yardım alırız. Buda yardımlaşmayı arttırır.Ancak yapabildiğimiz
yapabileceğimiz her işi bizim adımıza birisi yaparsa birilerine bağımlı
yaşamış oluruz.Arkadaşlar anlatmıştı.Bir yurtta görmeyen bir arkadaşla
engelsiz bir arkadaş olmuş gören onun her işini yapıyor çamaşırlarını yıkıyor
geçinip gidiyorlar.Bir gün bizim arkadaş falanca benim çoraplarımı niye
yıkamadın deyince ip kopuyor.Özellikle engelli çocukların yapması gereken birçok
işini ailesi yapar.Oda çocuğun belli becerilerini geliştirmesini engeller.İleri
yaşlarda bu becerileri kazanmasında oldukça zordur.Görmeyen çocuklara küçük
yaşlarda beyaz baston eğitimleri verilmeli çevre tanıtılmalı.Evde yaşına uygun
sorumluluklar verilmeli. Körler okuluna başladığı dönemlerde bilgisayar
kabartma yazı bağımsız hareket eğitimi verilmeli.Diğer engelli çocuklarda
ailede sorumlukları yaşına ve engelline göre paylaşmalı. Kaynaştırma eğitimine
giden engelli çocuklar derneklerle yakınlıkları olmalı yaşadıkları sorunları ve
tecrübeleri çözümlerini diğer engelli arkadaşlarıyla paylaşmalı.Okullarını
bitiren engelli çocuklar evlerine kapanmamalı toplumun içine karışmalı. Dernekler
kütüphaneler belediye çalışmaları gibi kurslar eğitimler içinde olmalı.Aileler
çocukları aşırı korumamalı. İşlerini kendi başlarına yapabileceklerini
anlatmalı engelli çocukları desteklemeli engelli çocukların sanat spor ve
benzeri hobi çalışmalarının içinde olmalı.Lise dönemlerinden itibaren her yere
kendi gidip gelebilmeli.Son yıllarda engelli çocuklar servisle okula gidip
gelmektedirler.Anneleri akşama kadar okulda kalmakta ve öğrenciyi hiç yalnız
bırakmamaktadır.Buda ayrı bir yanlıştır.Anneler çok önemli bir sorun yoksa
servisle gidip gelmemelidir. Bir gün çocuklarını yalnız bırakmak zorunda
kalacaklarını unutmamalıdır Liseden itibaren de özelikle görmeyen çocuklar her
yere beyaz bastonlarıyla birlikte gidip gelmelidir.Görme engelli çocuklara yaz
döneminde yatılı olarak bir ay beyaz baston eğitimi yüzme ve farklı sanat
etkinliklerinin düzenlendiği yatılı bir gönüllü eğitim verilmeli. En azından
ikinci kademede kış döneminde servisle giden öğrenci yaz döneminde bir
yatılılık tecrübesi edinmelidir. Biz ilkokuldan itibaren yatılı okuduk yetim
gibi büyüdük. Bu yanlıştı. Şimdiki çocuklarda servisle gidip geliyor.Bizim gibi
yetim büyümüyorlar. Yalnız hiç yatılılık tecrübesi de görmüyorlar.Bence buda
yanlış.Küçük yaştan itibaren yatılılık tecrübesi bizden çok şey götürdü.şuda
unutulmamalıdır.Kazandırdıklarınıda inkâr edemeyiz.Programlı ve disiplinli bir
hayat tarzı kazandırdı.Hayatla tek başına mücadele etme gücü kazandırdı.Yaz
dönemlerinde de olsa kısa sürelide olsa engelli çocukların yatılılık tecrübesi
yaşaması gerektiğini düşünüyorum.Aileler aşırı korumacı bu korumacılık çocuğun
gelişimini engelliyor. Kısa süreli yatılılık tecrübesi belki de çocuğa kendi
başına kaldığında mücadele etmesini sağlar.Yaz kuran kursları beyaz baston
yabancı dil gibi yatılı yaz kursları ve düzenlenecek yaz kamplarına
engellilerde katılmalı.Ben iki dönem izci kampına katılmıştım.O dönemde yüzmeyi
öğrendim.Ben küçükken babam beni istemediğim halde suya daldırıp çıkardığı için
bir su korkum vardı.O yüzden ilkokuldaki yüzme kursuna katılamamıştım.Arkadaşlarım
hatıralarını anlatınca üzülürdüm.Yaz kampında psikolog arkadaşlar ve bir
ekip birleşti ve su korkumu yenerek yüzmemi öğrenmeme yardımcı oldular.Üç beş
kişi ellerinden sal yaptılar yüzmeyi öğreninceye kadar arkadaşlarımın
kollarında yüzdüm ve öğrendim. Her yüzüşümde onlara dua ederim. Bizde
çocuklarımıza hayatı öğretelim. Hayatın acı tatlı olduğunu ve mücadele etmeden
bir kazanım elde etmemizin zor olduğunu anlatmalıyız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder